İmtihan Dünyası

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Aziz kardeşim!

yukarıdaki ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyuruyor: “İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece ‘İman ettik’ demeleriyle kurtulacaklarını mı sandılar? Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır

 

hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Mümin, taze ekine benzer. Rüzgâr hangi taraftan eserse onu o tarafa yatırır (fakat yıkılmaz). Rüzgâr sakinleştiğinde yine doğrulur. İşte mümin böyledir; o belâ ve musibetler sebebiyle eğilir (fakat yıkılmaz)…”[i]

 

Allah’ın Kitabına göre insanın yaratılış gayesi ve varoluş sebeplerinden birisi yeryüzünde imtihan olmaktır. Buna göre bu dünya bir imtihan yeridir. Ölüm ve hayat, hangimizin daha güzel davranışlar sergileyeceğini sınamak için Rabbimiz tarafından yaratılmıştır.[ii] Ömür dediğimiz sermaye, hayat dediğimiz zaman dilimi, imtihan için tanınan süredir. İnsana verilen her türlü nimet, mal, mülk, evlat, makam, mevki birer imtihan vesilesidir. Aynı şekilde insanın karşısına çıkan her türlü sıkıntı, zorluk, acı ve musibet, birer imtihan vesilesidir. Ve bunun herhangi bir istisnası da yoktur. (Enbiya suresi 35. ayet) …her nefis ölümü tadacaktır.sizi hayır ve şer ile imtihan edeceğiz.sonunda bize döndürüleceksiniz.

 

Değerli Kardeşim!

 

Rabbimiz, en çok sevdiği kullarını en büyük musibetlerle imtihan etmiştir. Bu sebeple geçmişte en büyük sıkıntılarla imtihan edilen kişiler, O’nun en çok sevdiği kulları olan peygamberler olmuştur. Zira Rabbimiz, dostluğuna talip kullarını böyle çetin imtihanlara tabi tutar. Hz. Âdem ebedilik arzusuyla sınanmıştır. Ölümsüz olma isteği Hz. Âdem’in imtihanıdır. Hz. İbrahim, Hz. İsmail’le sınanmıştır. Evlat sevgisi, Hz. İbrahim’in imtihanıdır. Hz. İsmail, canıyla imtihan edilmiştir. Hz. Yakub, Hz. Yusuf’la sınanmıştır. Hz. Yusuf, Züleyha ile imtihan edilmiştir. Hz. Eyyüb taşları çatlatan bir sabır imtihanından geçmiştir. Böylece, teslimiyetin, sabrın, cesaretin, iffetin, Rabbimize karşı samimiyetin timsali olan peygamberler, kulluk sınavının en güzel örneklerini sergilemişlerdir. Son peygamber, Hâtemü’l-Enbiyâ, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) ise imtihanın her çeşidiyle sınanmıştır. Âlemlerin Efendisi, imtihanın ne demek olduğunu, bir beşerin tek başına musibetlerle nasıl mücadele edebildiğini örnek hayatıyla bizlere göstermiştir. Onun imtihanı, Mekke’de bir yetim olarak peygamberlik yükünü omuzlayabilmesiydi. Onun imtihanı, bir eline güneşi, diğerine ayı verseler dahi yolundan dönmemesiydi. Onun imtihanı, Taif’te taşlandığı halde, dudaklarından muhataplarına rahmet dileyen dualar dökülmesiydi. Bedir’de bir avuç müminle müşrik ordusunun karşısına çıktığında mübarek ellerini açıp Rabbine “Allah’ım! Şu bir avuç İslâm toplumunu helâk edersen (korkarım) yeryüzünde sana ibadet eden kimse kalmayacak.”[iii] diye seslenmesiydi. Nice mihnet ve külfetler, her biri Nebî’nin omzundaydı. Ancak o, her belanın nimet, her nimetin de bela olduğunun bilincinde olarak varlıkta da yoklukta da, sevinçte de hüzünde de hep Rabbiyle beraberdi… Şunu bilmeliyiz ki, Rabbimiz, mümin kullarını, kendilerine azap etmek için değil, ancak arınmaları için imtihan eder. Müminin görevi varlıkta şımarmamak, yoklukta isyan etmemektir. Müminin görevi, nimetlere şükretmek, musibetlere sabretmektir.

 

Müminin görevi,başkasının fikir ve düşüncelerine saygılı olmaktır.mümin kişi, hoşgörülü olmalıdır.mümin,yediği ekmeğe nankörlük etmeyendir.bir lokmanın kırk yıl hatırını saymalıdır.mümin, kardeşinin arkadan kuyusunu kazmayandır.mümin,yalancı ,hilekar,düzenbaz,değil;doğru,dürüst,samimi olandır.kardeşinin kusur ve kabahatini,ayıplarını araştırıp ortaya çıkaran , yayan değil.kusurları örten,bağışlayıcı ve affetmeyi bilen kişidir.o halde gelin bu kuran ve sünnet düşüncesini beraberce yaşamaya çalışalım.işte o zaman yüce mevlamızın rahmet ve mağfiretine nail olmuş oluruz inşallah. O zaman kişinin refahı ,toplumun huzura ermesi,birlik ve beraberliği ilelebet devam etmeye cevazdır.

 

Gelin beraberce sorumluluk bilincine sahip olalım..

 

Bu mübarek günde, Rabbimize sığınıyoruz ve diyoruz ki, bizleri bilgisizliğin ve sorumsuzluğun karanlıklarından aydınlığa kavuştur ya Rabbi! Bizleri açlıktan-susuzluktan, kıtlıktan ve kuraklıktan, alevlerden, yangınlardan, tufanlardan muhafaza eyle ya Rabbi! Gecelerimizi gündüze çevir, bizleri kirlerimizden arındır, taşıyamayacağımız yükleri yükleme ya Rabbi! Bizleri fitneden ,hasetten,fesattan,dedikodudan muhafaza eyle ya Rabbi! Bu dünya hayatındaki imtihanlarımızı başarıyla verip, huzuruna hayırlı amellerle, yüzümüzün akıyla çıkmayı nasip eyle ya Rabbi! Amin…

[i] Buhârî, Tevhîd, 31.

[ii] Mülk,67/ 2.

[iii] Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 8.